Gösterişli Olmak Ne Anlama Gelir? Psikolojik Bir Bakış İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak, beni en çok etkileyen konulardan biri insanların neden gösterişli olma eğiliminde olduğudur. Kimimiz yeni bir kıyafetle dikkat çekmek isteriz, kimimiz başarılarımızı sosyal medyada paylaşırız, kimimiz de sessiz bir zarafet içinde “fark edilmeden fark edilmek” arzusu taşırız. Peki, gösteriş tam olarak neyi temsil eder? Neden bazı insanlar parlamak isterken bazıları gölgede kalmayı tercih eder? Bu yazıda, “gösterişli olmanın” psikolojik temelini bilişsel, duygusal ve sosyal boyutlarıyla analiz edeceğiz. Gösterişin Kökeni: Görünür Olma İhtiyacı Gösterişli olmak, yüzeyde yalnızca dikkat çekme davranışı gibi görünse de, altında çok daha derin…
Yorum BırakGünlük Serüven Yazılar
Kelimenin Fırçası: Edebiyatın Duvarlarında Renklerin Zamanı Bir Kelimenin Katmanları, Bir Boyanın Zamanı Kelimenin, insana değdiği anda açtığı bir pencere vardır; bir kelime, bir cümle, tıpkı duvara vurulan ilk boya katı gibi, ruhun üzerine ince bir iz bırakır. İkinci boya ise sabrın, beklemenin, olgunlaşmanın sonucudur. Edebiyat da böyledir: bir metin, bir kez yazılmakla tamamlanmaz; kelimeler bekler, yazar bekler, zaman bekler. Sonra ikinci kat gelir, anlam derinleşir. “İkinci boya kaç gün sonra tekrar boyanır?” sorusu, yalnızca bir duvarın değil, bir hikâyenin, bir karakterin, hatta bir insanın dönüşüm sürecini anlatır. Zamanın Katmanları: Beklemenin Edebiyatı Her yazar, her ressam gibi, kelimelerin de kurumasını bekler.…
Yorum BırakBazı kelimeler vardır ki, onları duyduğun anda yüreğinde eski bir çağın yankısını hissedersin. Tozlu bir kitap sayfasında, bir dervişin duasında ya da bir dedenin anlattığı hikâyede karşına çıkarlar. “Hanüman” kelimesi de işte böyle bir kelimedir. İlk duyduğumda anlamını bilmesem de içinde bir sıcaklık, bir aidiyet duygusu hissetmiştim. Bugün, o kelimenin izini sürerken size küçük bir hikâye anlatmak istiyorum — hem geçmişe hem de kalbimizin derinliklerine doğru bir yolculuk. Hanüman Osmanlıca Ne Demek? Osmanlıca’da Hanüman, “ev, hane, aile ocağı” anlamına gelir. Farsça kökenlidir; “han” ev, “üman” ise içinde huzur bulunan yer anlamını taşır. Yani Hanüman, sadece bir yapıyı değil, içinde nefes…
Yorum BırakSelam güzel insanlar! Bugün “Havan ile ne yapılır?” sorusuna eğlenceli, biraz da yaratıcı bir açıdan bakıyoruz. Evet, “havan” deyince akla hem mutfaktaki o minnoş taş-kap + tokmak ikilisi, hem de tarih kitaplarından (ve haber bültenlerinden) aşina olduğumuz ürkütücü bir başka şey gelebilir. Biz bu yazıda mizahın limanına demirleyip, güvenli sularda gezinerek iki anlamı da kültürel, sembolik ve ilişki-toplum bağlamında ele alacağız. Veriler, duygular, strateji, empati… Hepsi var; ama tarif kitabı ya da kullanım kılavuzu yok. Rahat olun, sadece gülümsemek ve düşünmek serbest. İpucu: Bu yazıda mutfak havanı bolca övgü alacak; askeri anlamı ise sadece kültürel bir metafor olarak uğrayacak. Havan…
Yorum BırakHamsili Pilavın İçine Ne Konur? Cesur Bir Liste, Eleştirel Bir Damak “Şunu baştan söyleyeyim: Hamsili pilavın içine her şey konmaz.” Bu yemeği seviyorum çünkü tek bir çatalda Karadeniz’in tuzu, pirincin naifliği ve fırının sabrı buluşuyor. Ama her buluşma uyum doğurmaz. Sosyal medyada dolaşan “yaratıcı eklemeler” yüzünden hamsili pilav bazen aromatik keşmekeşe dönüşüyor. Bu yazı, tartışma yaratma pahasına net bir duruşu savunuyor: Hamsi başroldür; pirinç onun sahnesi; gerisi ise yalnızca dengeyi tutturacak yan oyuncular. Peki “Hamsili pilavın içine ne konur?” sorusunun yanıtı tam olarak nedir? Olmazsa Olmazlar: Kısa, Net, Tartışmaya Kapalı Pirinç (Baldo/İri Taneli) Hamsili pilavda taneli duruş şarttır. Baldo pirinç…
Yorum BırakEvde Ölen Kişi İçin Ne Yapılır? Psikolojik Bir Bakış Bir psikolog olarak insan davranışlarının en derin katmanlarını anlamaya çalışırken, ölümün evde meydana geldiği anlar her zaman dikkatimi çeker. Çünkü ölüm, yalnızca biyolojik bir son değil; bilişsel, duygusal ve sosyal düzeyde karmaşık bir insan deneyimidir. Evde birinin ölümü, hem mekânsal hem de duygusal olarak kişisel alanın kutsallığını sarsar. Bu yazıda, “Evde ölen kişi için ne yapılır?” sorusuna yalnızca pratik değil, aynı zamanda psikolojik bir pencereden bakacağız. — Bilişsel Psikoloji Perspektifinden: Zihnin Şaşkınlığı Evde bir ölüm yaşandığında ilk tepki genellikle inkârdır. İnsan zihni, ölümün kalıcılığını anlamakta zorlanır çünkü bilinç, kaybın nihai doğasını…
Yorum BırakBir Kağıt Kaç Kez Geri Dönüştürülebilir? Psikolojik Bir Bakış Açısı Bir Psikologun Meraklı Girişi: İnsan Davranışlarının İzinde Bir psikolog olarak, insanların günlük yaşamlarındaki alışkanlıkları ve bu alışkanlıkların zihinsel süreçlerini çözümlemeye çalışırken, geri dönüşüm gibi rutin bir davranışın bile derin psikolojik katmanlara sahip olduğunu fark ediyorum. Geri dönüşüm, özellikle de bir kağıdın defalarca yeniden kullanılması durumu, yalnızca çevre bilinciyle değil, insanın bilişsel, duygusal ve sosyal yapılarıyla da bağlantılıdır. Peki, gerçekten bir kağıt kaç kez geri dönüştürülebilir? Elbette, bu fiziksel bir sorudur, ancak ardında daha büyük bir psikolojik soru yatar: İnsanlar bu tür eylemleri neden tekrar tekrar yapma isteği duyarlar? Duygusal bağlar,…
Yorum BırakMerhaba sevgili okur, Bugün biraz farklı bir pencereden bakmak istediğim bir konuyu seninle paylaşmak istiyorum. Tarihi bir kavram olan Ceride-i Mehakim üzerine konuşacağız. Ama bunu yaparken yalnızca kuru bilgileri aktarmak değil, farklı yaklaşımları, düşünce biçimlerini ve toplumsal yansımaları beraberce tartışmayı hedefliyorum. Çünkü biliyorum ki bir konuya herkes aynı gözle bakmaz; erkekler, kadınlar, araştırmacılar, tarihçiler ya da sıradan okurlar farklı açılardan değerlendirir. İşte bu yazı, tam da o bakış açılarını bir araya getirme denemesi olacak. Ceride-i Mehakim Ne Demek? Önce temel bir tanımla başlayalım: Ceride-i Mehakim, Osmanlı döneminde yayımlanmış ilk resmî hukuk gazetelerinden biridir. “Mahkemelerin kaydı” ya da “mahkemeler bülteni” anlamına…
Yorum BırakHalkçı Parti Sağ mı, Sol mu? Bir İdeolojik Yolculuk Siyaset, bazen bir etiketin ötesinde bir kimlik meselesine dönüşür. “Halkçı Parti sağ mı, sol mu?” sorusu da tam olarak böyle bir kimlik sorgulamasıdır. Bu yazıda, bu soruya sadece teorik değil, tarihsel ve toplumsal bir perspektiften de yaklaşacağız. Halkçı Parti’nin ideolojik kökenlerini, evrimini ve Türkiye’nin siyasal yelpazesinde nasıl bir yer edindiğini derinlemesine inceleyeceğiz. — 🧭 Halkçı Parti’nin Kuruluşu ve İdeolojik Temelleri Halkçı Parti, 20 Mayıs 1983’te Necdet Calp ve arkadaşları tarafından kuruldu. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kapatılmasıyla oluşan boşluğu doldurmak amacıyla kurulan bu parti, kendisini sosyal…
Yorum BırakTekrir Edebiyat Ne Demek? Tekrarın Ritmi, Esprinin Gizli Motoru Bir itirafta bulunayım: “Tekrir edebiyat ne demek?” sorusunu ilk duyduğumda, aklıma aynı şakayı üç kere yapan dayı geldi. Meğer o akraba buluşmalarının kahramanı, retoriğin kadim bir sanatını—tekriri—içgüdüsel şekilde icra ediyormuş! Bugün hem gülümseten hem de metinleri akılda kalıcı yapan bu tekniği; mizah, günlük hayat ve modern içerik dünyasıyla buluşturarak konuşalım. Üstelik konuya yaklaşırken, klişeleri esneten bir tat katalım: “strateji rehberi” moduna giren tipik çözüm arayıcılarla, “empati anteni” hep açık ilişki kurucuları aynı masaya davet edelim. (Not: Hepimiz benzersiziz; buradaki karakterler mizahın karikatürleri.) Tekrir Nedir? Kısaca Bilimsel/Mantıklı Tanım Tekrir (tekrar sanatı), bir…
Yorum Bırak