İçeriğe geç

Dünyada ilk konuşulan dil hangisidir ?

Dünyada İlk Konuşulan Dil Hangisidir?

(Bir İzmirli’nin Eğlenceli Bakışı)

Herkesin Dilinden Düşmeyen O Soruyu Sorduk: Dünyada İlk Konuşulan Dil Hangisidir?

Sahip olduğumuz tüm iletişim biçimlerine rağmen, insanlık hala bir soruya takılı kalmış durumda: Dünyada ilk konuşulan dil hangisidir?

Bunu düşündükçe, kafamda dev bir düşünsel sis bulutu oluşuyor. Beni tanıyanlar bilir; genelde gereksiz detaylara fazla takılırım. Mesela bir konuyu derinlemesine irdelemek için takılıp kalırım. Şu an da aynı durumdayım. Dünyada ilk konuşulan dilin ne olduğu meselesi, kafamı o kadar kurcaladı ki, akşam akşam gidip bu yazıyı yazmaya karar verdim. Durum o kadar ciddileşti ki, kahvemi içmeye başlamadan önce “Dünyada ilk konuşulan dil hangisidir?” sorusuna cevap arayacak kadar düşünmeye başladım.

Evet, bir İzmirli’nin bu konuda ne gibi derinlemesine fikirleri olabilir, değil mi? Yani, bizim için dil demek, aynı zamanda şehvetli sohbetler, bolca şaka, biraz da çekişmeli bir dedikodu demek. O yüzden dilin ne zaman, nasıl ve ne şekilde oluştuğunu biraz mizahi bir şekilde irdelemeye karar verdim.

Dil, İnsanlık Tarihinin En Eski Oyunu: İlk “Ney?”

İlk insan, elinde neyle karşılaşmış olabilir ki? Yani, gerçek anlamda bir dil yokken, bir insan başka bir insana “merhaba” demek için ne kullanmış olabilir? Acaba “ehh, böyle bi şey var, ne dersin?” gibi bir şey mi demiştir, ya da direkt “ne bakıyorsun lan?” mı demiştir? Çünkü biz İzmirli’ler, konuşmayı biraz vücut diliyle destekleriz. Hatta bazen vücut diline o kadar fazla yükleniriz ki, kelimeler çok az anlam ifade eder.

Hayal ediyorum, ilk insan iki kaya arasında karşılaşmış ve birinin kafasına taş düşmüş. “Düşen taş sesi” ile insanlık tarihindeki ilk kelime ortaya çıkmış olabilir mi? Veya, ilk ses, bir “ahhh” mıydı? Eğer öyleyse, belki de dilin temeli acı çekmek ve nefretten doğan bir şeydi.

Hadi, Gerçekten Ciddiye Alalım: İlk Dillerin Şekli Ne Olabilirdi?

Çok kısa bir süre önce, hala dillerin nasıl başladığını ve ne zaman ortaya çıktığını anlamaya çalışan bilim insanlarıyla ilgili bir belgesel izlemiştim. Bir insan olarak düşünüyorum: “Yok ya, ilk dil de böyle mi oldu?” Tabi benim kafamda bin bir tane soru var. O kadar fazla bilgi var ki, aralarından birini seçmek de zor. Ama araştırmalar gösteriyor ki, ilk diller, ilk insanların sesleri taklit etme çabalarından doğmuş olabilir. Yani, etrafındaki sesleri dinleyerek, insan da “tak tak tak” demiş olabilir. Böylece, “Tak Tak” kelimesi, dilin ilk başlangıcı olmuş olabilir!

Tabii ki, buradaki “dil” dediğimiz şey, şu anki dil gibi karmaşık yapılar değil, daha çok insanın duygularını ve ihtiyaçlarını basit bir şekilde ifade etme çabasıydı. İnsan, ilk dilinde “Açım”, “Sıcak”, “Yavaş” gibi temel ifadelerle iletişim kuruyordu. Gerçi, İzmir’de büyümüş birinin “Açım” demesi de bir “dil” sayılabilir. Çünkü o “Açım”ın tonu, “hayatımda en kötü günü yaşıyorum” anlamına gelebilir.

Dil, Evet Ama Nasıl?

Şimdi soruyorum; bir dil yaratmak kolay mı? Hayır, asla değil! Bunu her gün sosyal medyada yazdığımız tweetlerden, WhatsApp mesajlarından, Instagram story’lerinden biliyoruz. Yani, dil aslında bir tür oyun. Ve en eğlenceli kısmı, bunun her toplumda farklı biçimlerde evrilmiş olması. Mesela İzmir’de, birisi “Yavaş yaa!” dediğinde, bu “Lütfen biraz daha sakin ol” anlamına gelirken, “Yavaş yaa!” dediğimizde başka birine “Yavaşla, yoksa çok fena yaparım” demek oluyor. İşte, dilin evrimi böyle bir şey.

İlk Dili Tespit Etmek Mümkün mü?

İlk dilin ne olduğunu bulmak çok zor. Çünkü dil zamanla değişir, evrilir. İlk zamanlarda, büyük ihtimalle biz, daha çok sesler ve mimikler üzerinden iletişim kuruyorduk. Zaten düşününce, o zamanlar televizyon yok, internet yok, kahvemi yudumlayıp bu yazıyı yazma gibi bir imkan da yok. Ancak bir şey kesin: İnsanlar bir şekilde anlaşmaya çalışıyordu.

Bence, bir dilin “ilk” olup olmadığını belirlemek de aslında çok geçerli bir soru değil. Çünkü her dil, geçmişteki bir dilin evrimidir. Bir anlamda, ilk dil dediğimiz şeyin bir öncesinde bir şeyler vardı, ama o kadar ilkel ki! Şu anki dillerle karşılaştırıldığında, dil o kadar basit ve anlam yüklüydü ki, belki de sadece bağırarak iletişim kuruyorlardı. Yani “İlk dil hangisiydi?” sorusu yerine, “İlk dili kimse kaydetmiş miydi?” sorusunu sormak daha doğru olabilir.

Sonuçta: Dünyada İlk Konuşulan Dil Hangisidir?

Her şeyin başlangıcına dair bir netlik yok, fakat şunu diyebilirim ki; dil, insanlar arasında bağlantı kurmanın, anlam yaratmanın temel aracıdır. Eğer ilk dilin kimsenin kaydedemediği, kaybolmuş bir dil olduğunu düşünürsek, o zaman, bence, ilk dilin ne olduğunun çok bir önemi yok.

Ama şöyle bir şey de var: Bugün, dilin içinden neler çıkmadı ki? Hadi gel de “Dil değil!” dediğimizde, bir kişi bize ne der? 25 yaşındaki bir İzmirli olarak, ne yazık ki iş yerinde “Açım” demek bile bazen bir dilin parçası haline gelebiliyor. Ve bazen “Açım” dediğinde o kişi, bu ifade ile bir dakika sonra tam olarak ne hissettiğini anlamayabilir. Ama işte dilin evrimi böyle; ne kadar kullanılırsa, anlam o kadar genişler.

Son Söz: Konuşmaya Devam Ediyoruz

Ne dersiniz, belki ilk dil bir karışım mıydı? Herkesin sesinin bir araya geldiği, milyonlarca yıl önceki karmaşık bir şey. Ama son tahlilde, her dilin temelinde insanın duygularına hitap etmek yatar. Bunu anlayabiliyoruz, İzmir’de her gittiğimiz kafede bir şekilde birbirimizi anlamaya devam ediyoruz. Ve belki de bu, insan dilinin güzelliğidir: Zamanla karmaşıklaşsa da, yine de her şeyin özü aynıdır.

Ne diyelim? Dil evrimleşiyor, biz de aynı şekilde konuşuyoruz. Tıpkı İzmir sokaklarında, bir kahve içmeye gittiğimizde birbirimize “Ne var, ne yok?” derken, aslında hiçbir şey söylemeden her şeyi anlatmamız gibi.

Metekaplastik okurlarıyla “Dünyada ilk konuşulan dil hangisidir” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler
Sitemap
pia bella casino girişTürkçe Forum